EVERYTHING SHOULD BE UNDER THE SUN...
NO To New Nuclear Weapons... NO To New Nuclear Targets... NO To New Pretexts For Nuclear War... NO To Nuclear Testing...
NO To Star Wars... NO To Weapons In Space...
NOTo All Types Of Weapons, War & War Culture...
We have only one WORLD yet! If we destroy it, where else will we go?
http://lightmillennium.org
Mission of the Lightmillennium.Org
About the Lightmillennium.Org
Events of the Lightmillennium.Org
Supporters of the Light Millennium
The Light Millennium TV Programs
Archive of the Lightmillennium.Org
Participants of the Lightmillennium.Org
BoD, A.Board and Volunteer Rep. of the Lightmillennium.Org
Contact information of the Lightmillennium.Org
YES For The Global Peace Movement, YES Loving & Caring Each Other, YES Greatness in Humanity, YES Saving Our Unique Mother Earth,
YES Great Dreams For Better Tomorrows, YES Emerging Positive Global Energy, YES National and Global Transparency, and YES Lighting Our Souls & Minds.
AÇIK SINIF II - On-Line
http://www.lightmillennium.org
* Oykülü Gecelerden - Açik Sinif/Okuma Aksamlarina...
Kitap Adi: OKURUMA MEKTUPLAR - 3ncü Basim
Yazari: Nurullah ATAÇ
Yayinevi: Can Yayinlari - Istanbul
Proje sahibi ve Yonetmeni: Bircan Ünver
Proje sorumlulari: Bircan Ünver & Figen Bingül
Iletisim: aciksinif@lightmillennium.org

Üçüncü Hafta - 20 Mart 2005

 

Gene Yalnizlik

Bu hafta,herkesin mutlaka bir oranda bir donemde hissetmis oldugu (olacagi) çok bireysel oldugu kadar bir o kadar da evrensel olan bir duygu olan YALNIZLIK üzerine, Nurullah ATAÇ'in, bu konuda iki denemesi üzerinden yola çikarak kendi hissettiklerinizi bulup ortaya çikarmaya, onlari tanimlamaya ve yazarak INTERAKTIF linkinden paylasmaya davet ediyoruz... Katilimlariniz için> aciksinif@lightmillennium.org

-- Yazarimizla mukayese ile kendi içinize bakabiliyor musunuz veya yalnizlik duygusuyla nasil basa çikiyorsunuz?

-- Ozellikle yurtdisinda yasayanlarin, yurtiçinde yasarken ile yurtdisinda yasarken anladiklari ve tanimladiklari "yalnizlik" üzerine düsünce, duygu ve degerlendirmelerinde degisiklikler var mi? Varsa onlar neler? Bugüne kadar bu konu üzerinde yazmaya vakit bulamadiysaniz iste bir olanak ve davet... Katilimlarinizi bekliyoruz... Light Millennium

"Baskalari dedigin bir sestir, sadece bir sestir senin için, elini degdir, kollarinla simsiki sar, dudaklarini kilitle onun dudaklarina, duydugun gene senin elin, senin kollarin, senin dudaklarindir.
"


Nasilsiniz, benim okurum, iyi misiniz?..  Bilmem sizi sIkIyor mu bu mektuplar? Ben hoslaniyorum bunlari yazmaktan, aci da olsa bir tat duyuyorum. Bir cirpida cikaramiyorum da ondan anliyorum hoslandigimi. Sevmesem bunlari, saatlerce ugrasir miyim her birinin ustunde? "Aklina ne gelirse ondan aciyorsun, okuyani ilgilendirir mi, ilgilendirmez mi, düsünmek yok. Gonlüne günü
(haset) yilani çoreklemis de yalnizliktan kaçirmissin, onu bile anlattin. Bunlari yazmak mi saatlerce ugrastiriyor seni?" diyeceksiniz. Kolay mi sanirsiniz bunlari soylemeyi? Içinizi oldugu gibi gorüp gostermek isteyeceksiniz, bir yandan da: "Ya inanmazlarsa bu dediklerime? Ya inanirlar da benden tiksinirlerse? Bana gülerlerse?" diye korkacaksiniz. Bir deneyin, kagit üzerine dokmeyi birakin da kendinize tanitmaya çalisin kendinizi. Oyle kara kara düsüncelerinizi degil, en mutlu duygularinizi anlatacak sozleri de bakalim hemen bulabiliyor musunuz? "Mutlu duygulariniz", dedim ya, soz olsun diye dedim onu. Içine bakin: yüregini arastiran kimse, kendini begenebilir mi hiç? Bergson: "Baskalarini ne denli kotü bilsek gene kendimizden üstün buluruz", diyor. Sartre varsin, baskalarini, elalemi cehennem saysin, Bergson'un dedigi dogrudur. Ama uzlastiramaz miyiz o iki sozü? Cehennem, bizi yakan, yasamamiza agular katan baskalaridir, biz kendimizi onlarla karsilastiririz, onlarla olçüp küçük buluruz da onun icin bize cehennem azaplari çektirir... Darilmayin, ey benim okurum, hep birbirimize benzeriz; yalniz baskalarinin da sizi kendileriyle karsilastirinca üstün bulduklarini bilin, avunursunuz.


Neden duyariz bu küçüklügü? Neden baskalarini kendimizden üstün buluruz da onlar yüzünden kivraniriz? Bilemeyiz, goremeyiz, sezemeyiz birbirimizin içini de onun için. Bostur kendimizi anlatmamiz, ortaya çirilçiplak ugrasak bile baskalarinin gozündeki perde, yalnizlik perdesi koymaz bizi iyice gormelerine. Dort yanimiz yalnizlikla çevrilmis. Fuzuli: "Yetti bi-kesligim ol gaayete kim cevremde... Kimse yok cizgine girdab-i beladan gayri
" diye yakiniyor, asil yilinc olani kimsesiz kalinca duydugumuz ürperme degildir, birçok insan arasinda, bizi sevenler, bize dogru egilmis olanlar arasinda, birdenbire kavradigimiz o giderilmez yalnizligimizin verdigi ürpermedir. Zavalli insanoglu, ne yaparsan yap, kurtulamazsin o yalnizliktan, onun duvarlarini delip de baskalarina ulasamazsin. Bagiracaksin, kendini bildirmek icin bagiracaksin, sen de birtakim sesler duyacaksin, ama bir gün bile kendi benliginden cikip baska bir benligin içinden, o benligin icinden yasayamayacaksin. Baskalari dedigin bir sestir, sadece bir sestir senin için, elini degdir, kollarinla simsiki sar, dudaklarini kilitle onun dudaklarina, duydugun gene senin elin, senin kollarin, senin dudaklarindir. "Figaan-i sad ceres peyda vucud-i karban gaaib."


Ne iyi etmisim de birçok beyitler, misralar okumus, ezberlemisim. Büsbütuün yalniz kaldim mi, onlari aniyorum da kurtuluyorum kendi içime düsünmekten. Bir beyit soyleyeyim size: "Nev'i yabane atti bizi gerci ruzigar.. Düstük heva-yi ask ile bir ozge aleme
." Pek severim bunu, her aklima gelisinde dünyalar benim olur sanki. Iyi bilmem Nevi'yi, divani hiç elime geçmedi, ancak bir iki gazelini, bes on beytini, bir de "Ne mümkün oldu gam-i firkatinle ülfet edem" diye baslayan muhammesini okudum. Ama iyi bir sair olduguna inanmam icin bir beytini, o beytini gormüs olmam yeterdi. "Nev'i yabane atti bizi gerci ruzigar... Düstük heva-yi ask ile bir ozge aleme." Bunu anmak da beni bir ozge aleme, bütün üzüntüleri, yaralari, doyurulmamis arzulari, bütün çirkinlikleri ile benligimi unutturan bir aleme gotürüyor. Ask havasini estiriyor benim basimda... Gene asik oldum sanmayin, cocuk musunuz siz, bu yastan sonra? Hem ben asik olsam yalnizlik sozü mü ederdim? Içimdeki zifiri yalnizliktan mi açardim? Yalnizlik duyar miydim? Duyabilir miydim? Ulu bir konuk vardir bir asigin gonlünde, Ovidius'un soyledigi "en büyük tanri." Seven yalniz degildir. Sevilmesin, ona da aldirmaz, sevgisine karsilik beklemez, sevmek icin sever, bir an gelir ki seven de sevilen de kendisi oluverir, Kays'e: " Ger ben ben isem nesin sen ey yar" dedirtmekle bunu soylemez mi Fuzuli? Gerçek asik belki de dilemez sevilmeyi. Acilar çekmekten hoslandigi icin degil, aci duymaz ki, onun aci dedigi aci degildir onun için, daha dogrusu her aciyi zevk ediveren bir guç vardir askta. Asigin sevilmeyi dilememesi kendini sevgiliye layik gormedigi icindir. Sevgili cok yüksekte, erisilmez bir yüksekliktedir onun için. Kendini onunla karsilastirir; pek küçük bulur. Kiskanmasi da bu yüzdendir, sevgilinin yaninda dolasanlarin hepsini kendisinden üstün bulur, hepsinde de kendisinde bulunmayan birtakim degerler gorur, birini küçümseyemez, sevgiliyi onlara baktigi, onlara yüz verdigi için, onlar arasindan birini, hangisini olursa olsun begenip seçtigi için bir kat daha, bin kat daha sever: "Elbette, benden degerli o adam, sevgili ondan hoslanmayacak da benden mi hoslanacak?" der. "Oyle ise asik da kendisini baskalarindan küçük gorür, o da Bergson'un anlattigi durumdadir" diyeceksiniz. Hayir, Bergson'un anlattigi durumda kendi kendimizden bir tiksinme vardir, asik iste o tiksinmeyi duymaz, kendisini küçük gordügü için, belki kotü gordügü için begenir; her aciyi zevk ediveren asik o küçüklük, asagilik duygusunu dahi degistirip bir ovünme, bir büyüklenme kaynagi ediverir. Kulun Tanri karsisinda, Tanrinin seçtigi kimseler, nebiler, veliler karsisinda duydugu küçüklük, degersizlik yok mu, asigin sevgili karsisinda, sevgilinin begenip seçtigi kimseler karsisinda duydugu küçüklük, degersizlik de iste odur, büyülten bir küçüklük, degerlendiren bir degersizlik.

Nevi'nin beytini okudum diye asik oldum sanmayin, eski günlerimden, bir zamanlar güzel sandigim, ama simdi hatirlayinca beni kendime aci aci, tiksindire tiksindire güldüren günlerimden kalma bir aliskanlik bu. Bana mi kalmis asik olmak? O tanri, o en büyük tanri bana mi konuk olacak? Hani konugun olduydu senin, neye gitti? Neye alikoymadin onu? Neye kaçirdin? Elbette alikoyamazsin, elbette kaçirirsin, senin gonlün gibi bir yerde türlü küçüklüklerin, çirkinliklerin yuvasi olan bir yerde durur mu o?... Budala! O tanrinin bir zamanlar sana indigini, sana konuk oldugunu saniyorsun, o degildir gelmis olan, gelemezdi o, senin o sandigin, odur diye karsiladigin suphesiz bir düstü, sen de elbette biliyordun onun bir düs oldugunu, ama kendini avutmak için odur diyordun. Gelmez o, kimseye gelmez, yoktur ki o, senin gibi budalalarin, içlerine bakmak, dogruyu gormek istemeyen, yalnizliklarindan kacabileceklerini uman zavallilarin uydurdugu bir yalandir o. Yoktur o, ne ask vardir, ne seven, ne de sevilen; yalnizliktan baska bir sey yoktur insanoglu için.


Inanmayin, benim okurum, kendi kendinden tiksindigini soyleyen, kendi kendine budala diyen bir adamin boyle abuk sabuk sozlerine inanmayin, bakin, dünya güzel, insanlar güzel, siz de o insanlar arasinda bir insan oldugunuz icin güzelsiniz, aldirmayin bu sozlere, beni içimin karanliginda birakin, siz aydinliklar içindesiniz.

12 Mart 1951

Üçüncü Hafta: 21 Mart 2005
-- YALNIZLIK &
-- GENE YALNIZLIK

Ikinci Hafta: 14 Mart 2005
-
-KARACAOGLAN

-- INTERAKTIF
(Sizin katilimlariniz...)

Ilk hafta : 7 Mart 2005

-- Projenin Onsozü

-- Projenin Tanimi
-- Nurullah ATAÇ'in Ozgeçmisi
-- Okuruma Mektuplar'in GIRIS'i

-- IKI KITAP
(Bu projenin ve kitabin ilk yazisi)

http://lightmillennium.org
Mission of the Lightmillennium.Org
About the Lightmillennium.Org
Events of the Lightmillennium.Org
Supporters of the Light Millennium
The Light Millennium TV Programs
Archive of the Lightmillennium.Org
Participants of the Lightmillennium.Org
BoD, A.Board and Volunteer Rep. of the Lightmillennium.Org
Contact information of the Lightmillennium.Org
If you wish to receive The Light Millennium's media releases, announcements or about future events
or to be part of the Light Millennium,
please send us an e-mail to:
contact@lightmillennium.org
YES For The Global Peace Movement, YES To Loving & Caring Each Other, YES To Greatness in Humanity, YES To Saving Our Unique Mother Earth,
YES To Great Dreams For Better Tomorrows, YES To Emerging Positive Global Energy, YES To National and Global Transparency, and
YES To Lighting Our Souls & Minds.

This e-magazine is under the umbrella of
The Light Millennium, which is
A Charitable, Under 501 (c) (3) Status, Not-For-Profit
organization based in New York.
Established in January 2000, and founded by Bircan Unver
on July 17, 2001
A Public Interest Multi-Media Global Platform.

"YOU ARE THE SOUL OF THIS GLOBAL PLATFORM."
aduman_logo_small.jpg
©The Light Millennium e-magazine
created and designed by Bircan ÜNVER since August 1999.
#13th Issue, New Year-2004.
Publishing Date: December 2003, New York
URL: http://lightmillennium.org
This site is copyright © 1999-2000-2001-2002-2003-2004-2005 and trademarks ™ of their respective owners & The Light Millennium.org.
The contents of this site may not be reproduce in whole or part without the expressed or written permission of creators.
All material contained here in is protected under all applicable international copyright laws. All rights reserved.

Thank you very much to all for being part of The Light Millennium.