EVERYTHING SHOULD BE UNDER THE SUN...
NO To New Nuclear Weapons... NO To New Nuclear Targets... NO To New Pretexts For Nuclear War... NO To Nuclear Testing...
NO To Star Wars... NO To Weapons In Space...
NOTo All Types Of Weapons, War & War Culture...
We have only one WORLD yet! If we destroy it, where else will we go?
http://lightmillennium.org
Mission of the Lightmillennium.Org
About the Lightmillennium.Org
Events of the Lightmillennium.Org
Supporters of the Light Millennium
The Light Millennium TV Programs
Archive of the Lightmillennium.Org
Participants of the Lightmillennium.Org
BoD, A.Board and Volunteer Rep. of the Lightmillennium.Org
Contact information of the Lightmillennium.Org
YES For The Global Peace Movement, YES Loving & Caring Each Other, YES Greatness in Humanity, YES Saving Our Unique Mother Earth,
YES Great Dreams For Better Tomorrows, YES Emerging Positive Global Energy, YES National and Global Transparency, and YES Lighting Our Souls & Minds.

AÇIK SINIF II - On-Line
Oykülü Gecelerden - Okuma Aksamlarina...
Kitap Adi: OKURUMA MEKTUPLAR - 3ncü Basim
Yazari: Nurullah ATAÇ
Yayinevi: Can Yayinlari - Istanbul

Proje sahibi: Bircan Ünver
Proje sorumlulari: Bircan Ünver & Figen Bingül

Proje sunum tarihi: 7 Mart 2005


Nurullah Ataç'in OKURUMA MEKTUPLAR'dan

seçme denemeleri 6 hafta süresince on-line olarak birlikte okumaya davet..

18 Nisan, Pazartesi aksami da, Türk Evi'nde @7:00'de bulusarak,
birlikte okuyacagiz ve 6 haftanin tamamlanmasini kutlayacagiz.


-- Bu kitabin seçiminde, çok degerli Dogan Hizlan'in bir yazisindan ilham alinmistir.


IKI KITAP


Bir mektupta damdan duser gibi soze girmek hic de iyi olmuyor, insan baska bir eyitme, bir hitap bulunsun istiyor. Ama ben ne diyeyim size? "Sevgili okurum," diyemem, laubalilik olur. Hem bakalim siz benim sevebilecegim kimselerden misiniz? Tanismiyoruz, bilmiyoruz ki birbirimizi! Ya siz bu mektubu ilgilenerek degil, ancak üç bes dakikanizi gecirmek icin goz atiyorsaniz? Belki de hoslanmazsiniz benim yazilarimdan, begenmezsiniz dusuncelerimi de, sadece: "Acaba gene ne halt etmis bu adam?" diye okuyorsunuzdur, oyle olunca kizarsiniz benim size "sevgili" dememe, izin vermezsiniz. Sevmediginiz, sevemeyeceginiz bir kisinin sizi sevmesine kolay kolay katlanilir mi? "Kalp kalbe karsidir," derler, dogru mudur? Biz bunu daha cok kendimizi korumak icin, sevdiklerimizin bizi sevmelerini, sevmediklerimizin sevmemelerini diledigimiz icin soylemez miyiz? Nice sevdiklerim oldu ki sevmediler beni, yüzüme bakmak bile kendilerine agir geldi. "Sev seni seveni hak ile yeksan ise - Sevme seni sevmeyeni Misir'a sultan ise
," ogudunu tutmak da degme yigide vergi degildir. Bana ne o ogutten? Guzel de soylenmemis... Neyse! Birakalim bu sevip sevilme sozunu, tatli dahi olsa yeri mi burasi? Ben size diyeceklerimi deyivereyim, benim tanimadigim sayin okurum. Hah! buldum iste, Sayin okurum diye baslarim mektubuma.

Sayin okurum,

Gecen mektubumun sonunda size bu sefer Tevfik Fikret'ten, dil isinden acacagimi bildirmistim, ama degistirdim fikrimi, Tevfik Fikret de, dil isi de beklesinler biraz, bugun icin baska bir konu sectim. Iki yeni kitap cikti, onlar uzerine dusunduklerimi soyleyecegim. O iki kitabin biri Fuzuli Divan'in birinci cildi, Ali Nihat Tarlan hazirlayip bastirmis; oteki Fuzuli'nin Farsca Divani, onu da yine Ali Nihat Tarlan dilimize cevirmis. Edebiyata az da olsa merakiniz varsa ikisini de almalisiniz, elinizin altinda bulunmali; yillar boyunca, omrunuz boyunca açar açar okursunuz.

Gencseniz, birini, Farca Divan'in cevirisini rahat rahar okuyabilirsiniz; otekini anlamakta hayli zorluk cekersiniz. Ama anlamadiginizi anladiginizdan daha cok seveceksiniz, hic suphem yok. "O hircin, yavuz guzel, avlanmak icin doru renkli atina bindi. Gene yuzlerce bicare asik, sabir dizginini elinden kaciracak" gibi bir soz guzel degildir, sevilemez demiyorum (birinci cumleden renkli kelimesi kaldirilirsa, ikincide de elinden yerine elden denilse bence daha iyi olurdu), o da guzeldir, onda da bir siir tadi vardir ama: "Gitti elden sanemin sumbul-i mig-efsani --Yine devr etti perisan men-i ser-gerdani" beyti gibi mi? Bu beyti anlamasaniz da daha hosunuza gider, siiri daha cok sarar sizi.

Anlamasaniz da, dedim, gencseniz, bizim eski siirimizin dilini ayrica calisip ogrenmemisseniz elbette zor anlarsiniz, o beyitteki kelimelerin bircogunu bilmezsiniz. Gene de, yani anlamasaniz da, aruz bilmediginiz icin okurken veznini bozsaniz da, duymaz misiniz o siiri? O beyitteki ses size islemez mi?.. Biliyorum, divan siiri bizden uzaklasiyor; sizin gibi gencler degil, ben yastaki ihtiyarlar da onunla ugrasmiyoruz, onu sevdigimizi soylerken de: "Ne yapalim? Gecti artik, oldu artik!"diyoruz. Divan siirinin gecmis, olmus olmasina, dogrusu hayiflanmiyorum, yeni hayata, yeni medeniyete girmemiz icin ondan uzaklasmamiz gerektigini biliyorum. Ama biz yaslilar da, siz gencler de, ondan daha busbutun ayrilmadik, onun sesi bize yabanci gelmiyor, o sesi duyar duymaz icimizdeki siir teli titremeye basliyor: "Manasini anlamasak da olur, bir siir oldugunu anliyoruz ya, yeter bize!" diyoruz. Bunun icin okuyun Fuzuli'nin gazellerini, biraz da ugrasirsaniz, birkac yerde durup sozluklere bakarsaniz, anlamini da anlar, seversiniz. Ali Nihat Tarlan Turkce divani, yillarca goz nuru dokerek hazirlamis; bugun ulkemizde ondan daha iyi basacak bir kimse yoktur... Olurdu, hepimizin buyuk ustadimiz Ibnulemin Mahmut Kemal'in baskanligi altinda bir heyet toplansaydi, basilacak divan belki bundan da ustun olurdu. Ama o bir hayaldir, gerceklestigini bizim goremeyecegimiz bir hayal. Bundan yirmi otuz yil sonra ise Ali Nihat Tarlan'in hazirlayip bastirdigindan daha mukemmel bir Fuzuli Divani aramak belki kimsenin aklindan gecmeyecek. Siz alin, agir agir okuyun o divani, elinizin altinda bulunsun, giderek bakarsiniz ki bircok yerleri aydinlaniverir sizin icin, en anlamadiginiz beyitleri de kolayca sokmeye baslarsiniz. Zaten anlamak demek, bir bakima, alismak degil midir? Fuzuli'yi okumaya alistirin kendinizi.

Onunla birlikte Farsca divanin cevirisini de okuyun. Bir kere onda, demin de soyledigim gibi, cok guzel sozler bulacaksiniz; sonra o kitap size bizim divan edebiyatimizi, dogu ulkelerindeki siir anlayisini anlativerir. O kitabi okumakla, gazellerde bulunan mazmunlarin cogunu ogrenmis olursunuz. Bütün divan siirini tadarsiniz demiyorum: o sozlerin vezni, kafiyesi yok; ama sizin vezinle kafiyeyi de hayalinizden katarsaniz, bütün divan siirini kavramis olursunuz.

Ali Nihat Tarlan keske  o Farsca divani manzum olarak cevirseydi; bir siir, nesir olarak cevrilince asil degerinin yarisindan cogunu yitiriyor... Simdi siirle nesir arasindaki fark uzerinde durup da siirin mutlaka siir olarak cevrilmesi gerektigini soyleyecegimi sanmayin. Ali Nihat Tarlan'in manzum olarak cevirmeye kalkmamasina seviniyorum, belki misralari guzel olmazid, misralar guzel olmayinca siirin nesir kadar da tadi olmaz. Bundan baska Fuzuli'nin Farsca divaninin nesir olarak cevrilmesinde baska bir meziyet var: bize divanlarin anlam bakimindan ozunu vermis oluyor. Hayir, Ali Nihat Tarlan'in manzum bir ceviriye ozenmemesinden yakinmiyorum. Yalniz Ali Nihat Tarlan'a baska bir sitemde bulunacagim: Fuzuli, Farsca gazellerde kullandigi mazmunlarin cogunu, hic olmazsa bazilarini, Türkce gazellerinde de elbette kullanmistir, Ali Nihat Tarlan bize bunlari: "Türkce falan gazelin filan beytiyle karsilastirin," diye gostermeliydi; boylece Fuzuli'nin Farsca gazellerinin, gene Fuzuli eliyle bir cevirisi yapilmis olurdu. Bu isin ne kadar zor oldugunu bilmiyor, dusunmuyor degilim, ama Ali Nihat Tarlan bu ulkede Fuzuli'yi belki en cok okumus, en cok bilen adamdir, baska herhangi bir kimse icin cok zor olan bu is, onun icin hayli kolaylasirdi. Bunu yapmak, onun boynuna bir borctur, kendisinden baska kimsenin yapamayacagini bildigi icin bunu kendisi yapmalidir. Turkce divana yazdigi onsozden ogrendigimize gore Farsca divanin aslini da yakinda cikartacakmis, bu karsilastirmalari onda gosterse cok iyi eder.

Bilmem soylemeye hacet var mi? Farsca divanin basilmasini dort gozle bekliyoruz, benim gibi Farscayi iyi bilmeyip de Farsca bir gazeli, karsisinda cevirisi bulununca az cok anlayanlara, anlar gibi olanlara buyuk bir zevk saglayacaktir.

Edebiyati severseniz, alin, okuyun o iki kitabi, sayin okurum. Mektubumun basinda: "Beni belki sevmezsiniz, paylasmazsiniz dusuncelerimi," dedim; ama aramizda ne kadar ayrilik, ne kadar anlasmazlik olursa olsun, umarim ki Fuzuli sevgisinde birlesebiliriz. Okuyun Fuzuli'yi; onu soyle gercekten tadarak, sesini iyice isiterek okursaniz, oyle saniyorum ki yeni siiri de daha cok seversiniz, cunku Fuzuli de yeni, yepyeni bir sairdir, eskiye baglanmamis, yeni bir yol acmaya calismistir, onun siirindeki ozu iyice kavrayinca siz de eskilere, eskilige baglananlardan yuz cevirir, yenilik arayanlarin hakli olduklarini anlarsiniz.

 

11 Subat 1951

Nurullah Ataç'in ozgeçmisi>
Okuruma Mektuplar'in girisi>

http://lightmillennium.org
Mission of the Lightmillennium.Org
About the Lightmillennium.Org
Events of the Lightmillennium.Org
Supporters of the Light Millennium
The Light Millennium TV Programs
Archive of the Lightmillennium.Org
Participants of the Lightmillennium.Org
BoD, A.Board and Volunteer Rep. of the Lightmillennium.Org
Contact information of the Lightmillennium.Org
If you wish to receive The Light Millennium's media releases, announcements or about future events
or to be part of the Light Millennium,
please send us an e-mail to:
contact@lightmillennium.org
YES For The Global Peace Movement, YES To Loving & Caring Each Other, YES To Greatness in Humanity, YES To Saving Our Unique Mother Earth,
YES To Great Dreams For Better Tomorrows, YES To Emerging Positive Global Energy, YES To National and Global Transparency, and
YES To Lighting Our Souls & Minds.

This e-magazine is under the umbrella of
The Light Millennium, which is
A Charitable, Under 501 (c) (3) Status, Not-For-Profit
organization based in New York.
Established in January 2000, and founded by Bircan Unver
on July 17, 2001
A Public Interest Multi-Media Global Platform.

"YOU ARE THE SOUL OF THIS GLOBAL PLATFORM."
aduman_logo_small.jpg
©The Light Millennium e-magazine
created and designed by Bircan ÜNVER since August 1999.
#13th Issue, New Year-2004.
Publishing Date: December 2003, New York
URL: http://lightmillennium.org
This site is copyright © 1999-2000-2001-2002-2003-2004-2005 and trademarks ™ of their respective owners & The Light Millennium.org.
The contents of this site may not be reproduce in whole or part without the expressed or written permission of creators.
All material contained here in is protected under all applicable international copyright laws. All rights reserved.

Thank you very much to all for being part of The Light Millennium.