KARANLIKTA HIÇ BIR SEY KALMASIN!
Yeni Nüklear Silahlara HAYIR... Yeni Nükleer Hedeflere HAYIR... Nükleer Savas Için Yeni Gerekçelere HAYIR... Nükleer Testlere HAYIR...
Yildiz Savaslarina HAYIR... Uzayin Silahlandirilmasina HAYIR...
Her Çesit Silah Üretimine, Savas ve Savas Kültürüne HAYIR...
Yeryüzümüz henüz bir tane... Onu tahriplerimiz sonucu yok edersek, baska nereye gidecegiz?
Canisigina Siirler'den secmeler:

Oguzkan BÖLÜKBASI

canışığı yanıyorsa hayat sürüyor demektir
canışığı aşktır
canışığı sevgidir
canışığı arzu etmektir
canışığı insanı insan yapan herşeydir
canışığıma

 

Açmadilar Kapilari


açmadılar  kapıları
dayanmışken sınırına hayatın
aydınlık basmıştı her yeri
bulutlar dağılmıştı
sabah vaktiydi
açmadılar kapıları
vapur düdükleri geliyordu uzaktan
oysa seni sevmenin tam zamanıydı

seni sevmenin tam zamanıydı
katlanılmazken hayatın bu anlamsız akışına
yarım yamalak duyguların sığlığında
ateşi getirmiştim Zeus’un dağından
hiçbirşey istemeksizin karşılığında
açmadılar kapıları
istemediler alevin yakmasını
istemediler donan nehirlerin akmasını
oysa canlanmanın tam zamanıydı

canlanmanın tam zamanıydı
bahar gelmişti, tabiat kendine sevdalı
kıyamet düşüncelerden çok uzakta
yeşiller inadına yeşil
gökyüzü inadına mavi
denizler heyecanlarla dalgalı
açmadılar kapıları
bilmediler güzelliğini aşkın
bilmediler ne olacak yarın
oysa tam zamanıydı umutları yaşamanın
tam zamanıydı umutları yaşamanın
boylu boyunca genç
evreni kucaklarcasına arzulu
hayatı boyamaya hazırlanırken rengarenk
güzellikler ruhumda hevenk hevenk
açmadılar kapıları
sormadılar ki ne taşıyorsun a çocuk
sormadılar ki niçin yüreğin kıpır kıpır

ve uçuk

oysa tam zamanıydı söylenecekleri söylemenin
tam zamanıydı söylenecekleri söylemenin
yakalayıp saçlarından kaçıp gidenin
o geri dönmeyenin
bilinmeyenleri bilen, bilinenleri bilmeyenin
tomurcuklar açmadı, kolay değildi
açmadılar kapıları
açılmadı kapılar
kurulmadı köprüler
sevdaya uçan kuşlar

               birer birer öldüler.

Dilek Tut

bir dilek tut
yum gözlerini, zamanı unut
eğer beni isterse umuda açılan yürek
kaldır başını aç gözlerini
benimdir, tependeki bembeyaz bulut


Bekliyorum



bir_ey var söylemeni bekledi_im
söylemeni yāllarca
bir kelime, bir cümle
özlemini ta_ādā_ām ömrümle
senden bir duyabilsem
benim sana söylediklerimi
gökyüzüne fārlar gönlüm
bārakāp elindekilerini



Gibi



hayal kurarām seni
hayalinle _ekillendiririm
öperim,
öperim deniz derinli_indeki gözlerini
bir bahar seherinde üzerimde çiyler
sana uzaktan, sana yürekten seslenirim
hatāranā saklarām içimde hüzünlenirim
sevdanā ate_lerim, _enlenirim
varmā_sān gibi
senmi_sin gibi
gelmi_sin gibi sevinirim


Yari Tombik


oldukça olgunla_tām
olgunla_tākça dolgunla_tām
biraz balāk etinin üstünde sayālārām
rakānān yanānda
acālā mezelere, birde hicaza bayālārām
_ . _


Yazarın yayımlanmış kitapları;
1970-    Islak Dudaklar (Şiir)
1992-   
21. Yüzyılda Dünya ve Türkiye (ASIAD Yayını)
1993-    Türkiye 1993 “Kaybolmuş Yıl” (ASIAD Yayını)
1994-    Türkiye 1994 “Ninniler Yılı”  (ASIAD Yayını)
1996-   Türkiye 1996
(ASIAD Yayını)
1997-    Türkiye 1997 “Az Daha” (ASIAD Yayını)
1998-    Zaman ve Ölüm Şiirleri (Şiir)
2000-   
   Bunlar Yüzyılın Son Aşk    Şiirleri (Şiir+Anı)
2001-   Kırıkkaleli 1950-1968 (Anı+Şiir)

Tüm kitaplar ücretsizdir.
Kitap istemleri için
e-mail:  info@teknokal.com

 

Canisigim


canışığım
ben sana aşığım
bir hançer gibi saplısın yüreğimde
çıkarmak istemediğim
seni ıssız bir gecede

sokak lambalarının altına    
terketmeye çalışıyorum
kıyamıyorum

sensiz de olsa
seni yaşamaya doyamıyorum
sabah bir renkken gözlerin
akşam başka renklere dönüyor
sen açtınmı gözlerini canışığım
şehrin ışıkları sönüyor

saçlarını tarıyorum usuldan
gözlerinde baharlar açıyor
güvercinler su içerken ellerimden
haberler bekliyorum
yagmur kokulu seher yellerinden

                          gelmiyor

hüznümü gülüşlerimde gizliyorum
kaç bahar kaldı ömrümüzde
kaç gece düş görebileceğimiz
hasrete katmışız günlerimizi
gün diyebileceğimiz

canışığım
bu akdeniz ikliminde
rüzgara verdim ömrümün yelkenini
o yüzden dalgalı
o yüzden karışığım
her yönden geliyor kokun, sesin, nefesin
ne tarafa gideceğim
karar veremiyorum
gökkuşağının arkasındasın
ufuk çizgisindesin
gemiler yaklaştıkça uzaklaşan limanlardasın
biliyor musun
aslında yalnızca benim söylediğim şarkılardasın
bir anlasam
kaç ışık yılı uzaktasın
bu yollar hiç bitmiyor
ben sana hiç ulaşamıyorum
ben hep başındayım yolların
hep sarılmaya açık kollarım

sabah bir renkken gözlerin
akşam başka renklere dönüyor
sen açtınmı gözlerini canışığım
gökte yıldızlar sönüyor

canışığım
bu yaşadığım
bitmesidir  kocaman bir kalabalık yalnızlığın
çiçeklerin açması
yağmurların yağmasıdır
ve yansıyan sulardan, pırıl pırıl

senin aydınlığın

ellerini uzat al beni, götür
nereye diye sormayacağım
sen durmadan
ben durmayacağım

sabah bir renkken gözlerin
akşam başka renge çalıyor
hüzün varsa gözlerinde canışığım
aklım sende kalıyor

sesini duymaya koşuyorum
şarkılar çalıyor sanki
sanki düğün var, coşuyorum
geceyi içmiş bir sarhoşun yorgunluğunda
son sigaramı yakıyorum gün doğarken
karşımda kızıl bir tanyeri
yakamozlar çekilmiş sulardan
düşüyor toprağa yavaşça
güneşin renkleri

canışığım
sen uykudasındır şimdi
öperek çıktığımı hissettin mi odadan
bin yıllık geleneği hiç bozmadan
bu masalı kim taşıyacak yarına
bu güzelliği kim anlatacak çocuklarına
bu şiirlerde kim anacak beni

sabah bir renkte açarken gözlerini
akşam bir başka renkte görüyorum
sen güldün mü  gözlerini canışığım
bir derviş gibi etrafında dönüyorum

kolay mı sanıyorsun
gecede yıldız, yürekte ateş olmak
kolay mı sanıyorsun
çiçeği soldurmadan,
ateşi söndürmeden yaşamak
kolay mı karanlıkta yol bulmak
canışığında saklanmak
gözyaşı dökmeden ağlamak
hayatın manasını bir su damlasında bulmak
bir su damlasında

ruhunu yıkamak
tertemiz kalmak

inanki meleğim
sakındığım, esirgediğim
sevdiğim, gözbebeğim
en güzel baharlarda hep seninleyim

sabah renklerini ışıtırken gözlerin
akşam yıldızları yansıtıyor
sen yumdun mu gözlerini canışığım
karanlık beni korkutuyor

içimden hazanları silip de atıyorum
hayatın akışına kendimi bırakıyorum
bir mahcup duyguydun bende
bir dışa çıkmaz sevgi
patlamaz volkan gibi gizli gizli yanarak
yağmayan yağmur gibi bulutlarda kıvranarak
geçen zamana ah edip de dağılarak
yaşamak pek anlamsız
yaşamayı yok edip
elimde kalan ömrüm nerde bitecek bilmem
mutluluk varsa eğer
bil ki artık kaçırmam
alev alev yanacak içimde canışığım
hayat ne kadar güzel
ben hayata aşığım

sabah tenime değince gözlerin
akşam ruhumu coşturuyor
sen baktın mı gözlerinle canışığım
içimi sevdan dolduruyor

   
Bu sayi Nükleer Tehlike'ye karsi ortak bir bilinc olusturmaya ve de
Amerika'da "
Islam"a karsi olusmus onyargilarin azaltilmasina ithaf edilmistir.
ISIK BINYILI e-dergisi - The Light Millennium, Inc., bunyesinde
kamu yararina yayinclik ilkesiyle 17 Temmuz 2001 tarihinde
New York'ta kuruldu.

Kurucu Baskan: Bircan Ünver

ISIK BINYILI: AMAC

"ISIK BINYILI'NIN OZ'Ü SIZLERSINIZ..."
Global Baris Hareketine EVET, Birbirimizi Anlamaya ve Sevmeye EVET, Yüce Insanlik Için EVET, Biricik Yeryüzünü Korumaya EVET,
Daha Iyi Yarinlar Için Büyük Düslere EVET, Global Pozitif Bir Enerjinin Olusmasina EVET, Global Seffaflikla Iç Dünyamiz ve Düsüncelerimizi Aydinlatmaya EVET...
ISIK BINYILI ile ilgili medya bülteni ve kültürel etkinliklerle ilgili duyurulari almak istiyorsaniz,
lütfen bize yaziniz . Iletisim> contact@lightmillennium.org

Yazili ve gorsel ürünlerinizi YAYIN ILKELERIMIZ çerçevesinde,
yayinlanmak üzere dilediginiz zaman gonderebilirsiniz...
ILETISIM

TÜRKÇE
ANASAYFA

YAYIN
ILKELERI

@ ISIK BINYILI e-dergisi Bircan ÜNVER tarafindan tasarlanmis ve üretilmistir.
9ncu Sayi. Yaz - 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org
ISIK BINYILI platformunun düsünsel ürünlerinizle devamini sagladiginiz ve ziyaretiniz için çok tesekkur ediyoruz.
ISIK BINYILI, Mac platformunda uretilmistir.