KARANLIKTA HIÇ BIR SEY KALMASIN!
Yeni Nüklear Silahlara HAYIR... Yeni Nükleer Hedeflere HAYIR... Nükleer Savas Için Yeni Gerekçelere HAYIR... Nükleer Testlere HAYIR...
Yildiz Savaslarina HAYIR... Uzayin Silahlandirilmasina HAYIR...
Her Çesit Silah Üretimine, Savas ve Savas Kültürüne HAYIR...
Yeryüzümüz henüz bir tane... Onu tahriplerimiz sonucu yok edersek, baska nereye gidecegiz?

Cemal Resit REY: " Musiki sesi, top, mitralyoz,
bomba seslerini susturacak kudrettedir !
"

Hazirlayan: Suat OZONDER

        

Ciktik açik alinla on yilda her savastan
          On yilda onbes milyon genç yarattik her yastan
          Basta butun dunyanin saydigi bas kumandan
          Demir aglarla orduk anayurdu dort bastan

Cok iyi hatirlarim, sevgili annecigim o guzel, yanik ve coskulu sesiyle, ben daha kuçucuk bir cocukken soylerdi bu marsi... Duygularin en guzeline kapilip buyuk bir zevk denizinde yuzerdim adeta.. Annem su anda 87’sinde ve hala ben istedigim zaman soyler, zira kirmaz beni...

Cumhuriyetin Onuncu Yil Marsi... Milli hislerimizin galeyana geldigi anlarda kitleler halinde bu marsi adeta haykirmisizdir. Behçet Kemal Caglar ve Faruk Nafiz Camlibel' in musterek yazdiklari bu siire milli duygularimizi sahlandıran  bu "muhtesem ruhu", 19 cu yuzyildan 20 ci yuzyila geçis yapan Turkiyenin en buyuk bestekarlarindan merhum Cemal Resit REY’ notaları vermistir.

...Turkuz Cumhuriyetin gogsumuz tunç siperi
          Turke durmak yarasmaz, Turk onde Turk ileri...

Son Osmanli ailelerinden birinin oglu olan Cemal Resit REY 1904 yilinin sonbaharinda Kudus’te dunyaya geldi. Babasi Ahmet Resit Bey, (1879-1956) sirasiyla Yildiz Sarayi’nda 3 cu katiplik, 1906 da Manastir valiligi, 1908 de Halep valiligi, Galatasaray Lisesi’nde edebiyat ogretmenligi, 1912 yilinda Kamil Pasa Kabinesinde Dahiliye Nazirligi (bu sonuncusu çok kisa surdü ve Ittihatçilarin Bab-i Ali baskiniyla sona erdi) yapti. Sevres Anlasmasi için gönderilen delegasyona gonulsuz katildigi gibi ( anlasmanin sartlarini içine sindiremedigi için) , bu anlasmayi imzalamak istemediginden daha sonra, hem Nazirliktan, hem de delegelikten istifa etmistir.

Annesi Fethiye Hanim da (1881-1962) Sadrazam Ibrahim Ethem Pasa’nin torunudur. Hemen hemen tum hayati boyunca defalarca ulke ulke, sehir sehir tasinmak zorunda kalmistir.

Iste bu tasinmalar olup biterken , Cemal Resit REY daha dort yaslarindaydı ve arkadaslari – yasitlari  sokaklarda oynarken, o,  buldugu eski bir "akordeon" la ilk muzik notalari ile tanisiyordu. Ailesi ve yakinlarinin bu çocuktaki ustun yetenegi farketmeleri ile yine çok kuçuk yasta piyano ogrenimine basladi. O kadar yetenekli ve basariliydi ki, daha 7 yasinda bir " vals" besteledi. Babasinin tayini sonucu, Istanbul'a yerlestiklerinde Galatasaray Lisesi’ne yazildi. Ailesinin Paris'e yerlesmesiyle de 1913 yilinda Galatasaray’dan ayrilmak ve Paris'teki Buffon Lisesi'ne geçis yapmak zorunda kaldı. Paris’teki ilk yıllarında, Fransa Cumhurbaskani Raymond Poincare tum aileye sahip çikti. Iste o andan itibaren kuçuk Cemal Resit REY' e olaganustu yetenegi sayesinde, sanat dunyasina giden yolarin kapisi aciliverdi...

Fransa'nin dunyaca unlu bestecisi Gabriel Faure,  Cemal Resit REY'i
buyuk bir ilgiyle dinler ve o zamanin unlu pedagogu Marguerite Long'a bu kuçuk dahi Turk çocugunu bir kez dinlemesini tavsiye ederdi. Cemal Resit ise yasindan beklenmeyecek bir ustalikla icra ettiği müzigi ile, Madam Long'u adeta buyulemisti. Iste o gunden itibaren Marguerite Long, Cemal Resit REY' in egitimini ucretsiz olarak ustlendi...

Iste,. aileden gelen sanatçilik genleri islevini gormus ve Cemal Resit REY  artık buyuk basarilara dogru emin adimlarla ilerlemeye baslamisti.

Paris'e geldiklerinden bir yil sonra yeni bir "tayin" neticesi, sanatçimiz Cenevre'de Saint-Antoine kolejine yazildi. Ayni zamanda Cenevre Konservatuari’na da devam etti. 1919 yilinda tekrar Paris' e donuldugunde, bu genç delikanlinin kaydi Paris Konservatuarina yaptirıldı. Burada Marguerite Long, Edouard Mathe ve Raoul Laparra nin ogrencisi olarak adeta bir mücevher gibi islendi.  Rey, Gabriel Faure'den "muzik estetigi" , Henri Dufosse'tan da "orkestra yonetimi" nin tum inceliklerini ogreniyordu.

Istanbul- Kudus- Manastir- Paris ve Cenevre arasinda mekik dokuyan Rey’in  bu çocukluk ve ogrenim donemi,  hizmetçiler, dadilar, kalfalar ve ogretmenler arasinda geçen bu gençlik yilları, Cumhuriyet'in ilanindan iki hafta once son buldu. Artik kesin olarak vatanina donuyordu. Bu o’nun için bambaska bir doneme ilk adimini atması ve ilerdeki yillarda ustlenecegi buyuk bir sorumlulugu ustlenmesı donemini de baslatıyordu.

O,  Osmanli-Turk-Bati kulturlerini almis , bunu guzel bir mozaik tablosuna donusturmus ve çoktandir kendini Turkiye'de, Turk muziginde yepyeni bir geçis yapmaya hazirlamisti. Daha yurduna doner donmez, Darulelhan'da piyano ve besteleme ogretmenligi gorevini ustlendi. Bu okul sonradan Istanbul Belediye Konservatuari adini alacakti. Bu gorevden itibaren sayisiz muzisyen yetistirmekle kalmadi, kurulusunda çok olumlu katkilarda bulundugu" Filarmoni Dernegi "baskani da oldu. Turkiye'nin ilk "Yaylilar Orkestra"sini kurdu ve bu orkestrayi basariyla yonetti.         

Rey, Turkiye'de "Turk Besleri" diye taninan (anilan) besteciler kusaginin ilk temsilcisi oldu ve besteledigi eserleri ile Turkiyede klasik muzik sanatçilari tarafindan en çok aranan ismi oldu. Unleri Turkiye sinirlarini asan birçok muzisyen Cemal Resit REY' in bir talebesi olmaktan sonsuz gurur duyuyorlar ve hocalarini buyuk bir saygiyla aniyorlardı.

Ataturk doneminde gerçeklestirilmesine çalisilan muzik atiliminda O, bir "Misyoner" gibi çalisip, tarihsel gorevler ustleniyordu. REY
, bu ugrasina  senfoniler, muzikaller, marslar ve operetler'in yanisira Halk muzigine verdigi deger ve besteledigi " Turkuler"le  de önemli katkida bulunuyordu.

Ulusal ve evrensel çok sesli Turk muziginin olusturulmasi çabasinda, Mustafa Kemal Ataturk'un Turk Halk muzigiyle, tek sesli klasik Divan Muzigi’nin temalarini Bati beste teknigi ile isleme gorusune de egilmis ve yapitlarinda bolca kullanmistir.

10 yasindan itibaren almaya basladigi oduller artik bir "enternasyonal oduller" kolleksiyonuna donusmutu. Isvicre - Italya - Ispanya - Fransa ve Turkiye... 1949 yilindan itibaren de Ortadogu, Balkanlar ve Guney Avrupa ulkelerinde orkestra sefligi gorevlerini basariyla ustlendi. Bu ulkelerde yapitlarini tanitti.

        ... Modada bir apartiman
          Yoksa eger halin yaman
          Icerde luks mobilyalar
          Duvarda yagli boyalar
          Lukus hayat, lukus hayat
          Yoktur esin keyfine bak...

Bati ve dogu muziginde derinlemesine bir sentez yapan ve bunu kendisinden sonra gelen kusaklara hediye eden besteci Cemal Resit REY sanat yasaminin en zevkli, nes'eli ve hareketli anlarini agabeyi Ekrem Resit REY' le 1932-1942 yillari arasindaki "Operet" ve "Revu" calismalarinda yasadi. Sozlerini agabeyinin yazdigi operet ve revuleri Cemal Resit REY o kadar buyuk bir ustalikla besteledi ki, bugun hala belleklerdedir ve eskimeden sahnelenmektedir. Akici, kivrak, içten ve sicacik duygularla meydana getirilmis bu eserlerin ezgileri sonsuza dek belleklerde kalacaktır.

Istanbul Sehir Tiyatrosunda 5 ay kapali gise oynanan "Uç saat" operetini, yillar yili suksesini bir nebze bile kaybetmeyen, bugun 21ci yuzyil neslinin bile dillerinde dolasan "Lukus Hayat" opereti izledi.

Operetlerin yanisira REY kardesler; "Adalar , Alabanda ve Aldirma " revuleri ile de dikkatleri uzerlerine çektiler. Hatta bunlardan "Alabanda " revusunde Ataturk'un sesine hayran oldugu ve perde arkasindan dinledigi Safiye Ayla da basrolu oynadi.
Bu çok hareketli muzik dolu yillar Agabeyi Ekrem Bey'in olumuyle bir anda sona erdi... Koklu aile baglari anlayisiyla yetismis olan Cemal Resit REY
, Agabeyisinin olumuyle çok sarsilmis ve onsuz yasamda kendinden bir parca kopmuscasina,  bu "varyete" bestelerini bir kenara birakmisti. Artik operet ve revu muzigi yapmiyor, kendini agir eserlere veriyordu. Ta.. ki 1970 yilina dogru Haldun Dormen'in ricalarini kiramiyarak sozlerini Erol Gunaydin'in yazdigi "Yaygara 70 " opereti ile geri dönmeyi kabul etti.. Bu oyunla da, uzun bir aradan sonra buyuk bir basari yakadı. Bu eserde Dormen Tiyatrosu oyunculari ile çok iyi kaynasan besteci hemen ardindan "Uy Balon Dunya" yi besteledi.

"Muzik, duydugunu dile getirmektir".. der Cemal Resit REY. " Beste yaparken sadece kalbinin sesini dinle" diye de ekler.

Geleneklerine tutkusu ve dinine bagliligi ile de taninan REY
çok ta insancildir. Muzigin buyuk bir terapi olduguna inanci su cumlesinden anlasilir; " Musiki sesi, top, mitralyoz, bomba seslerini susturacak kudrettedir ! "

Eserleri  uç doneme ayrilir:

Birinci donem (1926-1930)
Bu donem yapitlarinda Halk ezgilerinden esinlenmistir. Anadolu Halk ezgilerine daha degisik boyutlar kazandirmis ve Avrupada'ki konserlerinde bunlardan ornekler vermistir. 12 Anadolu Turkusu- Turk Manzaralari - Bebek Efsanesi - Anadolu Izlenimleri ve Karagoz eserleri bunun en belirgin ornekleridir.

Ikinci donem (1931-1946)
Bu donem yapitlarinda ekseriyetle Turk Klasik Muzigi esinlenmeleri yer almaktadir. Bunlara Koncertolar, Operet ve Revuler , Marslar ve Tiyatro muzikleri de eklenir. Bu eserlerden bazilari: Onuncu Yil Marsi - Lukus Hayat - Mevlananin Mesnevi Mukaddimesi - Celebi Operasi - Suna Kan icin yazdigi " Andante Allegro" su, ve diğerleridir.

Son donem (1950-1983)

Bu bolumde de yine Senfonik Siirler , Operetler , Senfonik Rapsodiler , Preludler , Dogaclamalar , Opera ve San Orkestrasyonlari ve Turk muzigine bati uyarlamalari yer alir.

...Uskudar’a gider iken aldi da bir yagmur
          Katibimin setresi uzun etegi çamur
          Katip uykudan uyanmis gozleri mahmur
          Katip benim ben Katibin el ne karisir
          Katibime kolali da gomlek ne guzel yarasir...

50’li yillarda Amerikali sarkici Ertha Kitt' in  sevimli bir yabanci sivesiyle tum dunyaya duyurdugu bu eski Istanbul sarkisini, 1960-1961 yillarinda " Bir Istanbul Turkusu Uzerine Cesitlemeler " adiyla koncerto olarak  besteledi. Ama bu eseri " Piyano koncertosu" diye de adlandirılır. Bu eseri ilk olarak 25 kasim 1965’te Viyana'da kendi yonettigi " Tonkuster Orkestrasi "nin esliginde piyanist Idil Biret tarafindan seslendirildi. Bu yapit hepimizin tanidigi " Katibim " temasi ile aralik verilmeksizin çalinan tam 21 cesitlemeden olusur.

          ...Lukus hayat lukus hayat
          Bak keyfine yan gel de yat
          Ne omur sey oh ne rahat
             Yoktur esin lukus hayat....

7 den 70 e "Lukus Hayat" operetinin melodisini duyanlar, tipki eski bir dosttan soz etmis gibi olurlar. Gerçekten de yillarin eskitemedigi, unutturamadigi bu eser, ilk sahnelendigi gunden tam 51 yil sonra Istanbul Sehir Tiyatrosunda yeniden seyirci onune cıkar. Gala gecesi yapilacaktir. Ama ne yazikki Cemal Resit REY son yillarin yorgunluk ve kosusturmasindan dolayi hastalanmistir. Hastanededir. Fakat Haldun Dormen, ille de buyuk " Ustad"i bu gecede sahneye çikartmak ister. Hastaneden alinip tiyatroya gatirilen "Ustad" seyircilerin ayakta o’nu çilginca alkislamalariyla adeta yasaminin son "odulunu" alir.... alkislar...alkislar... Cemal Resit REY'in sahne hayatindaki en son alkislaridir  bunlar...Adeta hayata veda eder gibi " sahnelere" de bu alkislar ile son noktasını koyar....

Evet 1904 yilinin bir sonbahar gunu Kudus’te baslayan bu dolu dolu muzikli yasam, bu muhtesem ve unutulamiyacak yolculuk,  alkislarla taclanan bir geceden sonra, 1985 yilinın yine bir sonbahar gunu, son duragina varir...

O simdilerde Edirnekapi Mezarligindaki ebedi ikametgahinda huzur içinde yatıyor.  Ama O’nun geride biraktigi sayisiz ve unutulmaz eserleri yasıyorlar ve  sonsuza dek  de yasayacaklar...

Degerli LM-Isıklı Binyıl  dostları, sizlere tanitmaya çalistigim, ama kendisi sayfalara ve kelimelere sigmayacak kadar  buyuk bu ustadı daha  ayrintisiyla tanimak isterseniz, sanatçi Tuluyhan Ugurlu'nun uzun bir ugrasi sonunda  ve buyuk bir titizlikle hazirlanmasina onayak oldugu web sitesini ziyaret etmenizi sağlık veririm:

http://www.cemalresitrey.com/    

Hazirlayan: Suat Ozonder.

   
Bu sayi Nükleer Tehlike'ye karsi ortak bir bilinc olusturmaya ve de
Amerika'da "
Islam"a karsi olusmus onyargilarin azaltilmasina ithaf edilmistir.
ISIK BINYILI e-dergisi - The Light Millennium, Inc., bunyesinde
kamu yararina yayinclik ilkesiyle 17 Temmuz 2001 tarihinde
New York'ta kuruldu.

Kurucu Baskan: Bircan Ünver

ISIK BINYILI: AMAC

"ISIK BINYILI'NIN OZ'Ü SIZLERSINIZ..."
Global Baris Hareketine EVET, Birbirimizi Anlamaya ve Sevmeye EVET, Yüce Insanlik Için EVET, Biricik Yeryüzünü Korumaya EVET,
Daha Iyi Yarinlar Için Büyük Düslere EVET, Global Pozitif Bir Enerjinin Olusmasina EVET, Global Seffaflikla Iç Dünyamiz ve Düsüncelerimizi Aydinlatmaya EVET...
ISIK BINYILI ile ilgili medya bülteni ve kültürel etkinliklerle ilgili duyurulari almak istiyorsaniz,
lütfen bize yaziniz . Iletisim> contact@lightmillennium.org

Yazili ve gorsel ürünlerinizi YAYIN ILKELERIMIZ çerçevesinde,
yayinlanmak üzere dilediginiz zaman gonderebilirsiniz...
ILETISIM

TÜRKÇE
ANASAYFA

YAYIN
ILKELERI

@ ISIK BINYILI e-dergisi Bircan ÜNVER tarafindan tasarlanmis ve üretilmistir.
9ncu Sayi. Yaz - 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org
ISIK BINYILI platformunun düsünsel ürünlerinizle devamini sagladiginiz ve ziyaretiniz için çok tesekkur ediyoruz.
ISIK BINYILI, Mac platformunda uretilmistir.